Alaylı vs Mektepli

Herkese merhaba! Bu videomuzda alaylı ve mektepli yazılımcıları karşılaştıracağız 🙂 Burak BÖTE mezunu olmasına rağmen alaylı, Mert ise kendini alaylı hissetmesine rağmen mektepli rolünü üstlenecek.

 

İlk maddemiz, bilgisayar mühendisliği yazılımcılık mesleğiyle karıştırılmamalı. Bilgisayar mühendisliği mezunu olduğunuzda illa yazılımcı olmanız gerekmiyor. Bilgisayar mühendisleri iyi yazılım bilmek zorunda da değiller. Tabii ki tam tersi de geçerli, yazılım yapmak için bilgisayar mühendisi olmak zorunda değilsiniz. Aslında bilgisayar mühendisliği ülkemizde biraz farklı bir konumda. Yurtdışında (biz ABD’yi baz aldık) bilgisayar bilimleri (computer science) diye bir bilim var ve bunun alt dallarından birisi de bilgisayar mühendisliği. Bizde kavram olarak bilgisayar mühendisliği üst başlık gibi ve bunun alt dalları var gibi.

 

Aslında tüm üniversitelerde tüm bölümlerde çoğunlukla olan bir sorun; sadece teorik bilgi verilmesi, pratik kısmına öğrencilerin yeterince hazırlanmaması. Bilgisayar mühendisliği adına konuşmamız gerekirse, bu teorik bilgilerin çağı takip etmesi çok zor. Çünkü tüm teknoloji ve piyasa inanılmaz hızlı bir şekilde gelişiyor/değişiyor. Örneğin NoSQL henüz yeni bir teknoloji olmasından dolayı teorik olarak okullarda gösterilmesi çok mümkün değil. Ancak piyasada hızlıca kullanıma geçilmiş durumda. Bu durum öğrencilerde mezun olunca “öğrendiklerimiz işimize yaramayacak, şirketler bambaşka teknolojiler kullanıyor.” gibi bir düşünce yaratıyor. Haklılık payı olmakla birlikte aslında bu bilgiler işe yarıyor. Mezun olduğunuzda bu teknolojileri bilmiyor olsanız bile aldığınız eğitimle temeliniz sağlam olduğu için bu yeni teknolojileri hızlıca öğrenip çağa ayak uydurabiliyorsunuz.

 

Okullu yani mektepli olmanızın bir avantajı yukarıda da bahsettiğimiz gibi yeni teknolojileri hızlıca öğrenebilmek. Ancak alaylı iken bu çok kolay olmayabiliyor. Çünkü bilgi birikiminiz deneyimlerinizden geliyor ve eğer bu konu ile ilgili bir deneyiminiz yoksa konuya hakim olmanız biraz vakit alabiliyor. Sorunu bir şekilde çözüyorsunuz tabii 🙂 Bu noktada hemen bir not girelim, bahsettiğimiz herşey genelleme. Bilgisayar mühendisliği ya da ilgili bölümlerden mezun olup, teknolojiye ve yeniliklere çok uzak arkadaşlarımız da oldu, bambaşka disiplinlerden mezun olan (işletme gibi) ya da lisans eğitimi almayan ama bu sektörde çok başarılı arkadaşlarımız da oldu.

 

Bilgisayar mühendisinin yazılım yapacağını düşünürsek, mutlaka pratik yapması gerekiyor. Kendi kuracağı şirkette ya da çalışacağı bir şirkette yazılım geliştirebilmesi için bir proje deneyiminin olması gerekiyor. İşini hem hızlı hem de düzgün temellere oturmuş şekilde yapması için pratik şart. Üniversiteler bu sorunu staj ile çözüyor ancak maalesef kısa staj süreleri bunun için yeterli olmuyor. Uzun dönemli staj (Bilkent Üniversitesi gibi) bu anlamda çok mantıklı. Bunu öğretmenlik mesleği için eğitim fakülteleri daha güzel bir şekilde çözüyor. Son sene her haftanın bir günü öğretmenlik yapmaları çok iyi deneyimler kazandırıyor öğrencilere. Öğrencilere tavsiyemiz part-time iş olur, freelance olur bir şekilde bu dünyanın içine henüz öğrenciyken atılmaları. Erkenden atılan bu adımın ilerleyen süreçte işinizi çok kolaylaştıracağına inanıyoruz.

 

Toparlamak gerekirse; aslolan mesleğinizi severek ve layığıyla yerine getirmek. Bu noktada da ne mezunu olduğunuzun, ne okuduğunuzun çok da önemi kalmıyor. Tartışmalı da olsa bir kural var, bir konu üzerinde 10000 saat çalışırsanız, o konunun uzmanı olursunuz. Yani iş sizde bitiyor 🙂

 

Okuduğunuz, izlediğiniz için teşekkürler. Sonraki videolarda görüşmek üzere! 🙂

 

https://www.youtube.com/watch?v=HYVoRcw1nZk

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *